Ne beyân-ı hâle cür'et...

 

 

Ne beyân-ı hâle cür’et ne figaana takatim var
Ne recâ-yı vasla gayret ne firaaka kudretim var

***

 

Yanaymı mı hasretinden geçeyim mi ülfetinden
Hele derd ü firkatinden sana bin şikâyetim var

 

Nice etmem âh ü efgan Beni yâre geçdi yârân
Nigeh etmez oldu cânân Buna pek kasavetim var

 

Düşüb ol cefâ-şiâre gönül oldu pare pare
Çekerim gamın ne çâre geçemem mahabbetim var

 

O fısıltıyı işitdim düşüb ardı sıra gitdim
Yanılub bir işdir itdim şu kadar kabahatim var

 

Gece bir yana varılmış orada biri satılmış
Ya bana niçün darılmış duyarım ferâsetim var

 

Lebin olmuş ayn-ı şerbet gönül istek itdi gaayet
Beni nâre yakdın elbet öperim hararetim var

 

O meh işte bana nisbet idiyor seninle ülfet
Bana Vâsıf açma sohbet sana pek adâvetim var

 

Enderunlu Vasıf Efendi (ö.1284)


SÖZLÜK:

Ülfet: Alışma, alışkanlık

Firkat:İftirak. Dostlardan ve sâir sevdiği şeylerden ayrılış.

Efgan:Acı ile bağırıp çağırmalar. Feryatlar ve istimdat.

Nigah: Bakmak, nazar etmek. Bakış.

Feraset: (Firâset) Anlayışlılık, çabuk seziş.

Âdavet:kin,husumet,düşmanlık

Figân:Ağlayıp sızlama, bağırıp çağırma.

Recâ:Emel, ümit, yalvarmak.İstek, arzu, dilek.

Vasl: Âşığın sevdiğine kavuşması. Kavuşmak.

Firak: Ayrılık. Ayrılmak. Hicran.
Ülfet: Alışma, alışkanlık. Birisiyle münasebette bulunmak. Ünsiyet.
Meh:Ay. Kamer. (Bak: Mah)


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !